JA slide show
 
 
 
 

ALLIANOI

 Allianoi'nin küçük bir termal merkezi olduğu sanılmaktadır. Sıcak sudan bu dönemden itibaren yararlanılıyordu. Helenistik Çağ'a ait sadece birkaç arkeolojik ve nümizmatik eser ele geçmiş olmasına rağmen Allianoi merkez yerleşiminde Helenistik mimariye rastlanılmamıştır. Roma İmparatorluk Dönemi'nde (İ.S. II. yüzyıl) kült merkezinde, Anadolu'nun pek çok merkezinde ve Pergamon'daki Asklepieionda olduğu gibi büyük bir bayındırlık faaliyeti yaşanmıştır. Kült merkezinde mevcut binaların büyük bir kısmı bu döneme aittir. Ilıcanın yanı sıra, köprüler, caddeler, sokaklar, insulalar, geçiş yapısı, propylon, ve nympheum bu dönemde planlanır..

 
Anasayfa
Hoyratça Su Kullanımına Son PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Perşembe, 21 Ağustos 2008

Hoyratça Su Kullanımına Son

Prof.Dr.Kamil Okyay SINDIR

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü

 

İster içme, ister kullanma isterse tarımsal sulama amaçlı olsun hoyratça su kullanım devri sona erdi. Son iki yıldır su fakiri ve sürekli kuraklık tehdidi altında bir ülkede yaşadığımızı artık herkesin biliyor olması gerekir. Son iki yılda sahip olduğumuz yer altı ve yerüstü rezerv su kaynaklarımızın tamamını tüketmek üzereyiz. Peki ya gelecek yıllar ?

Toplam su tüketimimizin dörtte üçünü tarımsal sulama oluşturuyor ve tarımda yapabileceğimiz %30 düzeyinde bir tasarruf, tarım dışı içme ve kullanma suyu gereksinimimizin tamamını karşılayabilecek düzeyde… Peki o zaman neler yapabiliriz ya da yapmalıyız?

Öncelikle şunu bilmeliyiz; ülkemiz her yıl, ortalama 501 milyar metreküp yağış almakta ancak bunun 274 milyar metreküplük kısmı buharlaşma ile kaybedilmektedir. Öyleyse,  alınacak önlemlerin en başında özellikle açık su yüzeylerinden;  göllerden, nehirlerden, sulama amaçlı iletim kanalları ve salma sulama yüzeylerinden buharlaşmayı en aza indirmek geliyor. Tarımsal üretimde kullanılan suyun bu kapsamda özellikle kapalı veya basınçlı sulama sistemleri ile iletimi ve kullanımı büyük önem kazanmaktadır.

Yağmurlama ve yüzey sulamaya göre yaklaşık % 30 ile %50 arasında su tasarrufu sağlayan ve birim alana enerji girdisini ve maliyetlerini de en aza indirebilen bir yöntem olan damla sulama sistemlerinin bu kapsamda seçimi ve kullanımının teşviki büyük önem taşımaktadır. Damla sulama sayesinde, bitki su gereksiniminin karşılanmasında süreklilik sağlanabilmekte ve toprak nemi sürekli tarla kapasitesinde tutularak bitkiyi az ve fazla su streslerine sokabilecek periyotlar ortadan kaldırılabilmektedir. Ayrıca, sulama, karık açma ve çapalama işçiliği de en aza indirilmekte ve bu sayede işçilik giderlerinde de önemli bir tasarruf sağlanabilmektedir. Diğer yöntemlerde, kullanılan fazla su nedeniyle, topraktaki özellikle azot ve diğer bazı bitki besin elementlerinin yeraltına yıkanması sorunu damla sulama sayesinde ortadan kaldırılarak bir yandan azotlu gübre kullanımında tasarruf sağlanırken diğer yandan topraklarımızın ve sularımızın kirletilmesine, toprak tuzlarının yer altı sularına ulaşmasına ve bu sayede tuzluluk sorununa büyük oranda engel olunabilmektedir. Gübrelemedeki söz konusu tasarruf aynı zamanda verim ve kalite artışı ile üretim maliyetlerinde önemli bir düşüşe neden olmaktadır.  Damla sulamada kullanılan su, çok düşük debide ve büyük oranda kültür bitkisinin gereksinimine yönelik uygulandığı için arazide yabancı ot yayılımı ve gelişimi de azalmakta ve buna bağlı olarak pestisit kullanımı da en aza indirilebilmektedir.

Damla sulama teknolojisinin tüm bu faydalarının yanında, yatırım maliyetlerinin nispeten yüksek olması nedeniyle sistemin konunun uzmanı ziraat mühendislerince bilimsel ve teknik esaslara dayalı olarak projelendirilmesi ve tesis edilmesi yaşamsal önemde bulunmaktadır. Bu kapsamda, toprağın hidrolik geçirgenlik özelliklerine ve kullanılan suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerine ve kültürü yapılan bitkinin kanopisi ve su gereksinimine bağlı olarak uygun boru, debi, basınç ve filtrasyon sisteminin kullanılması önem kazanmaktadır. Ayrıca, özellikle kemirgenler tarafından olası tahribatlara ve diğer bazı dış etkenlere bağlı olarak sistemin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekmektedir.

2003 yılında ülkemizde toplam 40.1 milyar metreküplük su tüketiminin %74’ü (29.6 milyar m3) tarımsal sulama amacıyla kullanılmıştır. Geriye kalan % 26’lık (10.5 milyar m3) tüketimin ise % 15’i (6.2 milyar m3) içme ve %11’i (4.3 milyar m3) sanayi amaçlı kullanılmıştır. 8.5 milyon hektar sulanabilir nitelikteki tarım arazimizin bugün sadece % 58’i (yaklaşık 4.9 milyon hektar) sulanabilmektedir. Diğer bir deyişle, ülkemizde toplam tarım alanlarımızın sadece % 17’lik kısmı sulanabilmekte ve sadece bu kadar sınırlı bir tarım alanımızda kullandığımız su ise toplam tüketimimizin %74’ünü oluşturmaktadır. Kısaca, konu sadece tasarruf açısından ele alındığında, damla sulama teknolojisinin tarım sektöründe yaygınlaştırılması ile sağlanacak en az %30’luk bir tasarrufun ülkemizin diğer tüm gereksinimlerini karşılayabilecek düzeyde olduğunu söyleyebiliriz.

Unutmayalım, Hoyratça Su Kullanımı Devri Sona Erdi !...




Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Son Güncelleme ( Perşembe, 21 Ağustos 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Menü

Anasayfa
Foto Galeri
Yeri ve Tarihi
Yortanlı Barajı
Kazı Ekibi
Kazı Alanı
Buluntular
Sponsorlar
Yakın Çevre
Basın Köşesi
İletişim

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anketler

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Kimler Sitede

Şuanda 1 misafir bağlı
  • English