|
KÜLTÜR MİRASIMIZ VE HUKUK DEVLETİ |
|
|
|
|
Written by Administrator
|
|
Perşembe, 05 Mart 2009 |
|
There are no translations available
KÜLTÜR MİRASIMIZ VE HUKUK DEVLETİ Dr. Ahmet YARAŞ Kültür varlıklarının korunmasında, yetki karmaşası yaratan bakanlığın yetki ve sorumluluklarını DSİ’ye devreden ilke kararı Danıştay tarafından iptal edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 27.11.2006 tarihinde, projelendirilen veya halen inşa edilmekte olan barajların altında kalacak kültür varlıklarını 717 sayılı ilke kararının 2. ve 3. maddelerindeki, yetki ve sorumluluğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alıp DSİ Genel Müdürlüğü’nün insiyatifine bırakan kararı, 26.11.2008 tarihinde Danıştay 6. Dairesi’nin 2008 / 8268 sayılı kararla, oybirliği ile iptal edildiği açıklandı. Bu kararla birlikte, Allianoi ve Hasankeyf başta olmak üzere baraj tehdidi altında olan pek çok ören yeri, derin bir nefes aldı. Çünkü kültür ve tabiat varlıklarını korumak, gelecek nesillere bırakmakla yükümlü olan ve bu amaçla kurulan bölge kurullarının elini kolunu bağlayan bu ilke kararı yüzünden benzeri ören yerleri aleyhine, son dönemlerde pek çok karar alındı. Hatta kurulların özgür iradesine ipotek koyanlar yeni bir düzenleme ile bu kurullar için ‘sözde bilimsel komisyonlar’ kurdurtarak bölge kurlarına kültür varlıklarının aleyhine karar alınması sağlanıyordu. Altı yıldır Allianoi’un gerçek anlamda korunması için mücadele eden hukukçular, Allianoi ve Hasankeyf’i korunması için öncelikle yerel mahkemelerde dava açtılar. Bu davalarda, savunma yapan bakanlık Anıtlar Yüksek Kurulu’nun ilke kararını gerekçe olarak göstermeye başladı. Hukukçular bunun üzerine, ilke kararını Danıştay’a taşıdılar. Ne gariptir ki kültür varlıklarını korumakla yükümlü bakanlık, kolayına kaçıp yetkisini devir ettiği için, görevini hatırlaması için davacı sandalyesine oturtuldu. Ve Danıştay 6. Dairesi Türk Milleti adına karar aldı ; ‘…. 717 sayılı ilke kararının dava konusu 2 ve 3. maddelerinde yer alan düzenlemelerle 2863 sayılı Kanunun ilgili hükümleriyle koruma bölge kuruluna verilen görev ve yetkinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına (D.S.İ.)'ine verilmesi suretiyle (DSİ)'nin taşınmaz kültür ve tabiat varlığını su altında bırakma kararı vermesi, bu kararını koruma bölge kuruluna bildirmesi ve koruma bölge kurulunun bu konuda bir proje seçmesinin istenmesine yol açması nedeniyle anılan 2 ve 3. maddeler, Yasanın yukarıda içeriği yazılı hükümlerine aykırı bulunmaktadır. … ‘ Mahkeme kararının kısa özeti : ekonomi ve istihdamın önünde engel gibi sunulmaya çalışılan dolayısı ile kuruluş amacı tamamen farklı bir kurum tarafından henüz bilimsel çalışmalar dahi tamamlanmadığından yok edilen kültür varlıkları lehine hukuk devleti ‘Dur!!’ dedi. Bugüne kadar Anadolu’da pervasızca yok edilen Samsat, Ağın, Halfeti gibi binlerce ören yerine Hasankeyf ve Allianoi dahil olmayacak. Tabi yine ek düzenlemeler ve sahte koruma politikaları gündeme gelmez ise. Bu süreçte bakanlığın temyize gitmesi, başka bir gösterge olacaktır. Kültür Bakanlığının temel görevlerinden en önemlisi kültür ve tabiat varlıklarının korunmasıdır. Nasıl MEB, öğrenciler üzerindeki görev ve sorumluluklarını Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na bırakması düşünülemezse Kültür ve Tabiat Varlıklarının korunması görevini de DSİ’ye bırakamaz. Bu eşyanın tabiatına, mevcut kurumların var olma ilkesine aykırıdır. Aksinin ne çağdaş düşüncede, ne de -bu dava da görüldüğü üzere- hukuk devletinde yeri vardır. Bakanlık uzun yıllardan bu yana yapılan yanlışları, öfke ve intikam duygularını bilimden uzak davranışları bir yana bırakarak, herkesin hem fikir olduğu ülkenin ‘gerçek kimliklerini’ koruyarak tarihteki yerini gururla almalıdır.  Comments (1) | Read more... |
|
Last Updated ( Perşembe, 05 Mart 2009 )
|
|
|
Allianoi Girişim Grubu Basın Açıklaması |
|
|
|
|
Written by Administrator
|
|
Salı, 03 Mart 2009 |
|
There are no translations available
BASIN AÇIKLAMASI - 03.03.2009 - ALLIANOI ALLIANOI GİRİŞİM GRUBU
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI Bildiğiniz gibi, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun, tarihi eserlerin baraj suları altında bırakılmasının önünü açan, “717 sayılı ilke kararı”nın 2. ve 3. maddeleri, Danıştay 6. Dairesi’nce iptal edilmiştir. Bunun üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulunarak, bu iptal kararı doğrultusunda Allianoi’de gerekli önlemlerin alınması ve arkeolojik kazıların tekrar başlatılması isteminde bulunduk. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yaptığımız yazılı başvuruda, Allianoi’yi, mille kaplayıp baraj suları altında bırakmaya yönelik DSİ projesinin durdurularak kazıların yeniden başlatılmasını istedi. II. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne yaptığımız başvuruda ise iptal edilen 717 sayılı ilke kararı doğrultusunda alınmış olduğu açıkça belirtilen gerek 27.11.2006 gerekse 10.10.2007 tarihli kararlarının dayanaksız kaldığı; bu nedenle Allianoi sağlık yurdunda yapılan DSİ proje uygulamalarının durdurulması istenmiştir. 717 sayılı İlke Kararı dayanak gösterilerek İzmir II. No'lu Koruma Kurulu'nca alınan 10.10.2007 tarihli kararı ile "Söz konusu alanın tamamen kil malzeme ile kaplanmasını ve sol sahile 218 metre duvar inşa edilmesini öngören Bilim Komisyonu'nun görüşü doğrultusunda, korunmaya ve uygulamaya yönelik proje hazırlanmasına, ayrıca Kurulumuzun 27.11.2006 tarih 2570 sayılı kararı ile istenen belgeleme, rölöve vb. çalışmaların kuruluşumuza iletilmesine, yukarıda söz edilen hususlar görüşülüp uygun görüş alınmadan hiçbir inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağına" karar verilmiştir. Danıştay kararı ile bu işlemlerin tamamının (Söz konusu alanın tamamen kil malzeme ile kaplanmasını ve sol sahile 218 metre duvar inşa edilmesinin; ayrıca belgeleme, rölöve vb. çalışmalarının) hukuksal dayanağı çökmüştür. İptal edilen karara dayanılarak alınan Koruma Bölge Kurulu kararları geri alınmalı, bu kararlar dğrultusunda başlatılan faaliyetler hemen durdurulmalıdır. DSİ’nin baraj inşaatı sürecinde Allianoi’de iş makineleriyle yapmış olduğu tahribat onarılmalı; kırılan boru düzeltilerek gerekli mühendislik çalışmaları yapılmalı; sıcak suyun tekrar havuza akışı sağlanmalıdır. Bunlar, Hukuk Devleti olmanın gerekleridir. İnsanlık mirası olacak değerdeki Allianoi için umutlarımız arttı. Danıştay 6. Dairesi, bu ilke kararını iptal ederek Allianoi’nin sulara gömülmesinin yolunu kapatmıştır. Karar, benzer özelliklerdeki Hasankeyf ve olası diğer tarihi eserlerimiz için de emsal teşkil edecektir. İçinde dünyanın en büyük ve en sağlam kalabilmiş Roma Ilıcası olan ve sıcak suyu hala kullanılabilen 1800 yıllık bir antik sağlık yurdu olan Allianoi, bilindiği gibi 2001’de İzmir II. No’lu Koruma Kurulu’nca 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir. HENÜZ %20’Sİ GÜNYÜZÜNE ÇIKARILABİLMİŞ OLAN ALLİANOİ’DE, GEREKLİ ONARIM YAPILIP, ÜÇ YILDIR DURDURULMUŞ OLAN ARKEOLOJİK KAZILAR HEMEN BAŞLATILMALIDIR ! Kamuoyuna saygı ile duyurulur. (Not: Baraj için yapılan harcamalar asagıdaki sayfadadır.) 03.03.2009 Alime Mitap Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü Be first to comment this article | Read more... |
|
Last Updated ( Salı, 03 Mart 2009 )
|
|
Read more...
|
|
|
Allianoi ve Hasankeyf Kurtuldu |
|
|
|
|
Written by Administrator
|
|
Perşembe, 26 Şubat 2009 |
|
There are no translations available
Allianoi ve Hasankeyf Kurtuldu Danıştay: Tarihi Sular Altına Gömmeyin! Allianoi , Hasankeyf ve diğer baraj tehdidi altındaki kültürel değerler kurtuldu. Danıştay 6.Dairesi, KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA YÜKSEK KURULUNUN 04.10.2006 tarih ve 717 Sayılı BARAJ ALANLARINDAN ETKİLENEN TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI İLE İLGİLİ İLKE KARARI'nın 2.ve 3.maddesini iptal etti. İptal edilen düzenlemeler; "Planlanan alanın dışında başka bir yerde yapılmasının mümkün olmadığının D.S.İ'nin tespit edilmesi sonucunda barajların, taşınmaz kültür varlıklarının ve arkeolojik sit alanlarının bulunduğu alanlarda yapımının zorunlu olması durumunda ve ilke kararının alındığı tarihte yapımına başlanmış veya yapımı tamamlanmış, alanında taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanları bulunan baraj inşaatlarında" taşınmaz kültür varlığının yerinde korunma, taşıma ve su altında koruma seçeneklerine göre yapılacak projeler hakkın Koruma Kurulu tarafından karar verilmesini öngörüyordu. Düzenleme aslında koruma değil, korumama ya da yok etmeyi öngörüyordu. Bu karara dayanılarak Hasankeyf'in taşınması, Allianoi'nin de mille kaplanıp suya gömülmesi için koryuma kurulu kararları alınmış, Allianoi'de çamurlu suya gömme işleminin hazırlığı hızla sürdürülmektedir. Danıştay kararı ile bu işlemlerin tamamının hukuksal dayanağı çökmüştür. İptal edilen karara dayanılarak alınan Koruma Bölge Kurulu kararları hemen geri alınmalı, bu kararlar dğrultusunda başlatılan faaliyetler hemen durdurulmalıdı r. Söz konusu ilke kararının yalnızca 1. maddesi olan "Baraj yapılması planlanan alanlarda, Üniversitelerden ve Bakanlık uzmanlarından oluşacak bir heyet tarafından mevcut ve olası taşınmaz kültür varlıklarının çağdaş ve güncel bilimsel yöntemler aracılığıyla envanter ve belgeleme çalışmalarının yapılmasına, söz konusu alanda taşınmaz kültür varlıklarının ve arkeolojik sit alanlarının bulunması halinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (D.S.İ.) tarafından planlanan alanın dışında baraj alanı olarak başka yerlerin planlamasının yapılmasına" ilkesi geçerlidir. Tüm koruma işlemleri bu ilkeye göre gerçekleştirilmelidir . Bir kez daha "Ankara'da Yargıçlar var" dedirten Danıştay kararı, kültürel mirasın korunması alanında yeni bir dönemin başlangıcı niteliğindedir. Konuyla ilgili bugün Ankara'da yaptığımız açıklamayı, ilke kararını ve mahkeme kararını ekte sunuyoruz. Arif Ali Cangı .......................... Konu ile ilgili basın açıklamasına, ilke kararı ve danıştay kararına haberin devamından ulaşabilirsiniz. Allianoi Sular Altında Kalmayacak! Saygılarımızla... Comments (2) | Read more... |
|
Last Updated ( Cumartesi, 28 Şubat 2009 )
|
|
Read more...
|
|
|
Written by Administrator
|
|
Cumartesi, 21 Şubat 2009 |
|
There are no translations available
Allianoi Basın Duyurusu Değerli Basın Mensupları 20 Şubat 2009 Cuma günü İzmir 4.İdare Mahkemesi'nde, İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10.10.2007 tarihli 3318 sayılı kararının iptali davasının duruşması yapıldı. 87 yurttaşın açmış olduğu davanın duruşmasına Avukat Arif Ali Cangı, Avukat Hilal Küey, Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü Alime Mitap ve EGEÇEP (Ege Çevre ve Kültür Platformu Yürütme Kurulu) üyesi Erhan İçöz katıldılar. Anımsanacagı gibi, söz konusu Koruma Kurulu Kararı ile, Allianoi'nin mille kaplanıp 218 metre duvar çekilerek suya gömülmesinin yolu açılıyordu. Dava avukatlarından Arif Ali Cangı, duruşmada Kültür Bakanlığı ile karşı karşıya olmaktan üzüntü duyduğumuzu; kültürel bir varlık olarak Allianoi'nin bizzat Kültür Bakanlığı'nca korunması gerektiğini; oysa Bakanlık'ın Allianoi'nin mille kaplanıp sulara gömülmesi gibi, -Bilirkişi Heyeti'nce de uygun bulunmayan- bir yöntemi benimsediğini ifade etti. Cangı, Allianoi'yi baraj suları altında bırakmak isteyen çevrelere karşı verilen mücadele sürecinde yaşanan garipliklere işaret ederek, Kültür Bakanlığı'nca İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 13.10.2005 tarihli kararı gereği oluşturulan Bilim Kurulu'yla ilgili şu anımsatmada bulundu: İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 13 Ekim 2005 tarih ve 1453 sayılı kararında, özetle; "…Allianoi'un Dünya mirası literatürüne girebilecek nitelikte, korunması gerekli Kültür Varlığı olduğu, Allianoi'un korunmasına yönelik önlemlerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çözümlenmesine, çözüm üretilene kadar barajda su tutulmamasına…" ifadeleri yer almıştı. Bunun üzerine, Allianoi'un korunmasına ilişkin koruma önlemlerini belirlemek için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce bir Bilim Kurulu oluşturulmuş, bu kurulda, yalnızca bir Arkeolog bulunurken, diğer üyeliklere mühendisler getirilmişti. Bu da bir kültürel varlığı (Allianoi'yi) korumaktan çok Yortanlı Barajı'nı korumak mı amaçlanmıştır, sorusunu akla getirmişti. Avukat Hilal Küey ise 10.10.2007 tarihli, 3318 sayılı bu Koruma Kurulu Kararı'nın, ulusal ve uluslararası yasaların ve Anayasa'nın, kültürel varlıkların korunmasına ilişkin maddelerine aykırı olduğunu vurguladı. Birinci Derece arkeolojik sit alanı olan Allianoi'nin sular altında bırakılması halinde, insanlığa, çocuklarımıza, gelecek kuşaklara bunu açıklamamızın hiç de kolay olmayacağı ifade edilerek, kararın iptal edilmesi istendi. 20.12.2009
Alime Mitap Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü Comments (1) | Read more... |
|
Last Updated ( Cumartesi, 21 Şubat 2009 )
|
|
Read more...
|
|
|