|
There are no translations available Basın Açıklaması Allianoi 1998’de, sulama amaçlı Yortanlı Baraj gölet alanının ortasında, idealist bir arkeolog tayfası tarafından 9 yıl boyunca kazı yapılarak keşfedildi. Bu süre içinde sadece yüzde yirmisi ortaya çıkartılabilen Allianoi’de dünyanın en büyük ve en sağlam Roma ılıcasıyla birlikte çeşmeler, hamamlar, yollar, caddeler, kiliseler, köprüler gibi mimari unsurlar barından büyük bir yerleşme saptandı. Allianoi’de arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, mühendislik, tıp, ilâçbilim ve subilim tarihi bilimlerinin literatürüne girebilecek çok önemli sonuçlar çıktı. O halde, ilklerin kenti Bergama; UNESCO Dünya Mirası listesine girmek için zorlu fakat haklı bir yolculuğa çıkmışken, 130 yıldır ısrarla “Zeus sunağını” evine getirmeye çabalarken, ALLIANOI neden yok edilmek istenmekte? Teması; sağlık ve ALLIANOI olan EXPO 2015 deneyimi unutuldu mu? Zaragosa’da sergilenen kopya “SU PERİSİ” büyük ilgi toplarken, Bergama’nın ve bu ülkenin insanlarının haklı gururu, 2000 yıllık bekleyişin ardından güneşle, hayatla buluşmuşken kendi evinde sergilenmeden adeta sürgün edildi. ALLIANOI YERİNDE KORUNMALI!.. ALLIANOI GELECEĞE TAŞINMALI!.. Bergama’nın ALLIANOI konusunda ne kadar duyarlı olduğunu biliyoruz. Belediye Başkanı Sayın Mehmet Gönenç bakınız ne diyor; “Bergama elbette bir dünya mirası ama asıl olan, bu zenginliğin değerini bilerek ve hak ederek listeye girmek; yanlışları yinelemeden, doğruları çoğaltarak Bergama’yı tarihiyle yaşatabilmek”… Bu konuşmanın ardından, sadece 18 km kuzeydoğusundaki ALLIANOI korunacak diye düşünürken, kapalı kapılar ardında tam tersi gerçekleştirilmek isteniyor. Bir yandan ihalenin yapıldığı söylenirken, diğer yandan gayri resmi kaynaklar baraj kapaklarının kapatılıp, yakında “su tutulacağı”nı haber vermekte.
BU ISRAR NİYE?.. KORUMA KURULLARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ!.. ALLIANOI’un korunması adına yapılan tüm önerileri akıl almaz bir şekilde elinin tersiyle itenler, hatta öğrencilerine araştırma konularında izin vermekten kaçınanlar, yarın tarih önünde hesap vermeye mahkûmdurlar. Unutulmamalı; yaşadığı toprağın geçmişine sahip çıkmayan toplumlar, gelip geçici heveslere teslim olduklarında geleceklerini de yok etmiş olurlar. Bugün hâlâ, dünyanın en iyi korunmuş sıcak suyuyla şifa dağıtan ALLIANOI hakkındaki yasal mücadele sürmektedir. Buna rağmen Allianoi’yi çamura gömmek için her türlü girişimi meşru gören bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu söylemek zorundayız. Ülkemizin zengin coğrafyasında artık kaybetmenin, yok etmenin mantığı son bulmalı. Bu toprağın hikâyesinin bizim hikâyemiz olduğu unutulmamalıdır. TARİHİN DİLİ, İNANCI, KÜLTÜRÜ, POLİTİKASI YOKTUR. Tarih, politika ile yapılmaz, politika tarih bilgisiyle yapılır. Öyleyse tarihe sahip çıkmanın politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir iş olduğu görülmelidir. Allianoi ile ilgili 18 Temmuz 2005 tarihli bilimsel raporda yer alan şu cümleye dikkatinizi çekmek istiyoruz.“…anlık ve geçici çözümler aramak yerine, alanın bütüncül ve kalıcı olarak korunması ve sergilenmesi için daha fazla zaman kaybetmeden harekete geçilmesi, bu konuda ulusal ve uluslararası sorumluluğumuzun bir gereğidir,” denilmektedir. 2000 yıllık sağlık merkezi ALLIANOI, hakkındaki… 1. dereceden arkeolojik sit alanı kararına rağmen ısrarla suç işlenerek suya, çamura gömülmek istenmektedir. Mart 2001’de I. Dereceden Arkeolojik Sit kararı ile koruma altına alınmasına karar veren kurulun, Ekim 2007’de –korunacak aldatmacası ile- Allianoi’nin su altında bırakılmasına karar verme çelişkisine düşmesi manidardır. Mille kapatma kararlarının Danıştay’ca bozulmasına; Allianoi’u sular altında bırakmak için çıkartılan İlke Kararlarının Danıştay’ca iptaline, yürütmenin durdurulmasına; baraj yerinin tartışılması gerektiği yolundaki Danıştay bozma kararlarına rağmen hala bu inat, yargı kararlarının yerine getirilmemesi ülkeye ne kazandırmaktadır! ( Danıştay 6. D. 2009/5931E, 2006/8266 E, 2007/1561 E,2009/7466E,2007/3620E. Sayılı kararları) Türkiye, imzaladığı uluslararası antlaşmaları ve en önemlisi de kendi yasalarını göz ardı etmektedir. Onun için ancak ve ancak Türkiye; Allianoi’u koruyup gelecek kuşakların görmesini sağladığı zaman, 21. yy’a yakışan çağdaş bir ülke olduğunu kanıtlamış olur. Kaldı ki, Allianoi’nin korunabilmesi ile ilgili ileri sürülen yöntemlerden biri olarak; “baraj ömrünü tamamladıktan sonra tekrar kazı yapılır” iddiası ise kocaman bir yalandır. Bilinmelidir ki, baraj suyu altında kalan hiçbir kültür mirası bugüne kadar dünya’nın hiçbir yerinde yeniden insanlık tarihine kazandırılamamıştır. Bu nedenle; Allianoi gibi insanlığın ender rastlanır ortak miraslarından biri olarak kabul edilen bir yerleşim yerinin, tamamen gün yüzüne çıkarılabilmesi için kazı çalışmalarının bir an evvel başlatılmasının sağlanması hayati önem taşımaktadır. BERGAMA VE ALLIANOI BÜTÜNDÜR. ALLIANOI BÖLGENİN ZENGİNLİĞİDİR. ALLIANOI’U ÇAMURA KAFALARIMIZI KUMA GÖMMEYELİM… GELECEĞİN GÖZLERİNE UTANMADAN BAKABİLMEK İÇİN ALLIANOI’U KORUYALIM!
Allianoi Girişim Grubu
|