|
Allianoi'nin küçük bir termal merkezi olduğu sanılmaktadır. Sıcak sudan bu dönemden itibaren yararlanılıyordu. Helenistik Çağ'a ait sadece birkaç arkeolojik ve nümizmatik eser ele geçmiş olmasına rağmen Allianoi merkez yerleşiminde Helenistik mimariye rastlanılmamıştır. Roma İmparatorluk Dönemi'nde (İ.S. II. yüzyıl) kült merkezinde, Anadolu'nun pek çok merkezinde ve Pergamon'daki Asklepieionda olduğu gibi büyük bir bayındırlık faaliyeti yaşanmıştır. Kült merkezinde mevcut binaların büyük bir kısmı bu döneme aittir. Ilıcanın yanı sıra, köprüler, caddeler, sokaklar, insulalar, geçiş yapısı, propylon, ve nympheum bu dönemde planlanır.. |
| Basın Açıklaması |
|
|
|
| Yazar Administrator | ||||||
| Cumartesi, 03 Ekim 2009 | ||||||
|
ALLIANOI GİRİŞİM GRUBU Değerli Basın Mensupları İzmir 2 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun, 25.09.2009 tarihli yeni kararında, “Allianoi’de ortaya çıkarılan kültür varlıklarını korumak için en uygun yöntemin mille kaplamak olduğu; mille kaplandıktan sonra da Yortanlı Barajı’nda su tutulmasında bir sakınca olmayacağı”, ifade edildi. Bir üyenin karşı oyuyla alınan bu karar, Danıştay’ın 23.06.2009 tarihli “Yürütmeyi Durdurma Kararı”nı yok saymaktır. Anımsanacağı gibi, Allianoi'nin mille örtülmesi ve ardından baraj sularına gömülmesini öngören İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun 10.10.2007 tarihli kararı hakkında Danıştay, davalı Kültür Ve Turizm Bakanlığı'nın savunmasını dahi almadan yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Koruma Bölge Kurulunun kararının iptal istemini, 31.12.2008 günlü, E: 2008/945, K:2008/2089 sayılı Kararı ile reddeden İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin bu kararının temyiz incelemesini yapan Danıştay 6.Dairesi 23.06.2009 tarih ve 2009/6810 Esas sayılı kararı ile davalı idarenin savunmasını almaya gerek görmeden yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Danıştay’ca yürütmesi durdurulmuş olan Yerel Mahkeme Kararı, 717 Sayılı İlke Kararı’nın 2. ve 3. Maddelerinin Danıştay 6. Daire’nin 26.11.2008 tarih 2006/8266 K. sayılı ilamı ile iptalinin (Sayın Yerel Mahkeme’ce) görmezden gelinmesi nedeniyle yasal dayanaktan yoksun kalmıştı. Bu “Yürütmeyi Durdurma Kararı” ile, Allianoi'nin oldu bitti ile sulara gömülmesinin önüne geçilmişti. Allianoi'yi yok edecek tüm işlem ve kararların hukuka aykırı olduğu artık kesinleşmişti. Bu gelişme üzerine, bilimsel kazıların tekrar başlamasını, kazı izni verilmesini bekliyordu kamuoyu. Henüz günyüzüne çıkarılamamış olan %80’lik alanın da insanlığın kültür mirasına katılması için umut doğmuştu. Ancak, bu hukuksal gerçeklik (Danıştay’ın YD Kararı) yok sayılırcasına, İzmir 2 Numaralı KTVKBK Kararı’ nda şu ifadelere yer verildi: “Allianoi’yle ilgili olarak kurulumuzca alınan 09.07.2009 tarihli ve 4951 Sayılı kararın bu alana ilişkin daha önce aynı konuda usulüne uygun olarak alınmış olan bilimsel raporlar doğrultusunda tekrar değerlendirilmesinin istenildiği, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 10.08.2009 tarihli ve 16.09.2009 tarihli yazıları okundu, ekleri ve işlem dosyası incelendi. Yapılan görüşmeler sonunda;
1. Derece Arkeolojik sit alanı olarak belirlenen Allianoi ile ilgili; “Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 20.03.2009 tarihli ve 749 sayılı İlke kararı ile değişik 717 sayılı İlke kararına ilişkin olarak 01.07.2009 tarihli ve 125653 sayılı makam onaylı Hukuk Müşavirliği Görüşüne ilişkin Kültür Varlıkları Ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 10.08.2009 tarihli ve 153285 sayılı görüş yazısı ekinde yeralan bilim kurul ve komisyonları tarafından hazırlanmış olan raporlarda, ortaya çıkan kültür varlıklarının, Yortanlı Barajında su tutulmaması halinde dahi, doğal haline bırakılarak korunmasının mümkün olmadığı ve bunların mille kaplanarak korunmasının uygun yöntemlerden biri olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Kurulumuzca bilim kurul ve komisyonları tarafından hazırlanan raporlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, alanın mille kaplanarak korunmasının, korumaya yönelik en etkin yöntem olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, alanın mille kaplanmasına yönelik hazırlanacak proje ve detayların uygulama projeleri ile birlikte Kurulumuza iletilmesine, söz konusu koruma projesi uygun bulunup onaylandıktan sonra baraj alanında “kurtarma kazıları” sonucu ortaya çıkarılan kültür varlıklarının zarar görme riski ortadan kalkacağından Yortanlı Barajında su tutulmasında kültür varlıkları açısından sakınca bulunmadığına, koruma projeleri Kurulumuzca onaylanıp gerekleri yerine getirilmeden alanda hiçbir inşai ve fiziki müdahale yapılmamasına karar verildi.” Bu kararla ilgili olarak yargıya başvuracağımızın bilinmesini isteriz. Allianoi Antik Sağlık Yurdu’nu yok edecek her türlü işlemi yapan, eylemde bulunan kamu görevlilerinin hukuksal ve cezai sorumluluğu olacaktır. Buradan uyarıyoruz; artık tarihle inatlaşmayı bırakınız; Allianoi'yi suya gömme ısrarından vazgeçiniz, yöre köylüsünün su gereksinimi için başka çözümler üretiniz. Allianoi kazısının tamamlanması için gereken izinleri veriniz. Böylesi hukuk tanımaz tavırları sürdürerek,Allianoi'yi sular altında bırakmaya çalışanları hem hukuken hem de tarih önünde mahkum ettirmek için her türlü meşru yola başvuracağımızın bilinmesini istiyoruz. Rapor’da, “Bilim kurul ve komisyonları tarafından hazırlanmış olan raporlarda, ortaya çıkan kültür varlıklarının, Yortanlı Barajında su tutulmaması halinde dahi, doğal haline bırakılarak korunmasının mümkün olmadığı ve bunların mille kaplanarak korunmasının uygun yöntemlerden biri olacağının belirtildiği anlaşılmıştır” deniyor. SORUYORUZ: EN UYGUN KORUMA YÖNTEMİ MİLLE KAPLAMAK İSE, DÜNYADAKİ BÜTÜN TARİHİ ESERLER, MİLLE Mİ KAPLANMALI ? İzmir 2 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na göre, tarihi eserlerin en etkin korunma YÖNTEMİ BUYMUŞ !... BU NASIL BİR KORUMA ANLAYIŞIDIR !.. Kazıların sürdürülmesi ve Allianoi’nin günyüzüne çıkarılması gibi bir seçenek de var. Üstelik bu seçenek, gerek yarının büyükleri olan çocuklarımızın gerekse tüm insanlığın önünde utançla başımızı önümüze eğmekten bizi kurtaracak olan tek yoldur. Bir kez daha anımsatmak isteriz: Anayasanın 63. Maddesinde “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunması sağlar” denilerek devletin Sit özelliğine sahip kültür ve tabiat varlıklarının “korunmasını sağlamak” la görevli olduğu ifade edilmiştir. Kurul, raporunda Allianoi’nin 1. Derece Sit oldugunu belirtiyor fakat onu, baraj su tutmasa bile (!) mille kapatmaktan sözediyor. Bu korumacılık (!) anlayışına, SÖZÜN BİTTİĞİ YER diyoruz. ALLIANOI’NİN ÇAMURLARA GÖMÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ !.. 01.10.2009 Alime Mitap Allianoi Girişim Grubu Dönem Sözcüsü
Yorum yaz
|
||||||
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 03 Ekim 2009 ) | ||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|